Hakkimizda
POYRACIK BELDESİ TARİHSEL GELİŞİMİ
2010 Devrin ünlü araştırmacı ve tarih bilgini Heredot’un “Ovalarından Bal Dağlarından Yağ Akan” Memleket dediği, ünlü ozan Homeros’un destanında yer alan, Ünlü Türk gezgini tarih ve coğrafya uleması Evliya Çelebi’nin “ Yolcunun Yad Eylediği, Yaşayanın Gününü Gün Eylediği, Görüp de değerini bilmediği ulemalar diyarı” diye tanımladığı Poyracık’ın kuruluşu bilinen tarih ile birlikte başlayıp, günümüz uzay ve teknoloji çağında bile varlığını devam ettirmektedir. 2003 yılının mayıs ayında Türk Telekom A.Ş. tarafından Beldemize bağımsız telefon santralinin kurulması ile yeni telefon numaralarının halkımıza ve çevre dost ve akrabalarımıza aktarabilmek için bu vesile ile Beldemizi hiç tanımayanların fikir sahibi olmalarını sağlamak amacıyla telefon rehberini de içeren bu tanıtım kitapçığı hazırlanmıştır. Yaşadığımız kentin tarihsel gelişiminin öyküsü M.Ö. 349 yılında başlayıp antik çağlara dayanmaktadır. İlk yazılı tarih kaynaklarına göre Mysia ve Lidya Krallıkları döneminde bölgenin en eski yerleşim yeri olan Ayvalık- Dikili- Bergama- Manisa- Sart şehri ovalarında kurulduğu belirlenen Lidyalıların “KRAL YOLU” ticaret, ulaşım yolu Beldemizden geçmesi nedeni ile ilk çağlarda bile önemli yerleşim bölgesi olarak nitelendirildiği bilenmektedir. Lidyalılardan sonra Pers İmparatorluğunun Anadolu’yu işgali ile birlikte Pers Hegomanyası altında varlığını sürdürmüş daha sonra M.Ö. 399 yılında Anadolu’ya geçen Makedonya Kralı Büyük İskender’in Pers Kralı Darius’u yenerek egemenliğini genişletmesi ile birlikte Bergama merkezli krallık kurulmuş (Pergamon) bu krallığa bağlı olarak Gambrion, Perperine, Atherneus, Apollonia, Halisarna eyalet kralları şeklinde tesis edilmiştir. Bu krallardan GAMBRION Poyracık Belediyesinde, ATHERNEUS Dikili’de, APOLLONIA Cumalı köy civarında HALISARNA Bergama’ya bağlı Eğrigöl köyü civarında PERPERINE Bergama’ya bağlı Aşağı Bey Köyü yakınlarında kurulduğu bilinmektedir. Pergamon Krallığı süreci Roma İmparatorluğu dönemine kadar 300 yıl devam etmiştir, daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun vesayeti altında kentsel merkez olarak varlığını sürdüren Poyracık Türklerin 1071 Malazgirt Savaşı ile Anadolu’ya girmesinden itibaren 1243 yılına kadar Bizans hâkimiyeti altında kalmaya devam eden şirin belde, Kösedağ Savaşı sonrasında Bizanslıların hâkimiyetinin sona ermesi Selçuklu Beylikleri’nin Anadolu’da kurulması ile birlikte 1302 yılında Menteşe Oğulları beyinin oğlu Sasa Bey yöreyi Bizanslıların hâkimiyetinden kurtarıp bölgeye Türklerin yerleşmesini sağlayıp Türk yurdu olmasını sağlamıştır. 1354 tarihindeki meşhur Fetret Devresi öncesinde bölgedeki Bizans tekfurunun etki alanını temizlemesi hareketi sırasında padişah Yıldırım Beyazıt Han 1349-1354 yılları arasında yörenin işgali sırasında birçok eser bıraktığı bilinmektedir. Bu eserlerden birisini de bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan ve birinci dereceden koruma kapsamında bulunan Yıldırım Beyazıt Camii ve Külliyesi halen ibadete açık şekilde varlığını sürdürmektedir. Beldemizin yakından bilinen tarihi ancak Yıldırım Beyazıt Devri ile başlamakta olup, Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’nda Timur Lenk’e yenilmesi sonucu Moğol istilası altında kalan bölgemiz Kanuni Sultan Süleyman devrinde tekrar Osmanlı hâkimiyeti altına girmiştir. Osmanlı Devri’nin son yıllarına doğru 1864 yılında Bergama, Kaymakamlık konumuna geldiğinde Poyracık Nahiye olarak şehre bağlanmıştır. Vilayet olarak önce Balıkesir’e sonra Manisa’ya daha sonra da İzmir’e bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı yıllarında 21 Haziran 1920’de Yunanlılar tarafından işgal edilen beldemiz 13 Eylül 1922’de Yunan işgalinden kurtulmuştur. 1926 yılına kadar Bergama’nın nahiyesi olarak idari yapılanmadaki yerini muhafaza etmiş olup, 1927 yılında Kınık Nüfus olarak yeni yerleşime çok elverişli olması nedeni ile nahiye merkezinin Kınık’a kaydırılması sonucunda idari yapılanmada beldemiz tekrar köy konumuna düşmüştür. Bu durum Cumhuriyet Dönemi’nde 1580 Sayılı Belediyeler Yasası’nın çıkmasından sonra 1937 yılında belediye ile idare olunan kasaba şekline dönüşmüş ve 2000’li yıllarda Belediye ile idare edilen kasaba konumuna devam etmiştir. POYRACIK İSMİ NEREDEN GELMEKTEDİR? Bir rivayete göre Yıldırım Beyazıt Han askeri ile birlikte Batı Anadolu’daki fetihleri sırasında askeri yürüyüşlerin birinde “ Buracıkta kalalım.” Dediği için “Buracık” ismi yerleşim yeri adı olarak verildiği ve günümüze değin değişerek Poyracık şeklinde isim bulduğu anlatılmaktadır. Diğer rivayete göre ise Poyracık Beldesinin ilk yerleşim yeri olan “GAMBRION” antik kentinin bu gün Asar Tepe diye bilinen yerde devrin hükümdarı ateş yakarak çevre beyleri toplantıya çağırdığı için “Buyuracak Beylik” diye beyliğin merkezi olarak anılırmış. Bu sebepledir ki zamanla yerleşim yerinin ismi Poyracık’a dönüştüğü belirtilmiştir. Ancak en kuvvetli ihtimale göre yörenin ismi: antik çağlardan sonra bölgeye ilk yerleşen Türk Aşiret Boyları daha az rüzgâr alan kuytu yerleri seçip buraya yerleşmişler ve günümüzde de bu semtler yerleşim yeri olarak kullanılmakta olup yine aynı isimleri taşımakta olan; Hacı Şaban ve Hacı Musa kardeşlerin boyu Yukarı Mahallenin Çümbülce ve Çomaklı bayırlarının tepe yamacına, Hacı Hasan boyu ise Asarlık bayırı ile Kartal Kayasının güney tepe yamaçlarına, Kızıl Bey Türk boyu ise Dede Bayırı diye bilenen tepenin güney yamacına, Karakızlar diye tanınan Türk boyu Değirmen Bayırı güney yamaçlarına yerleşmişler ve bu yerler sokak ve cadde ismi olarak anılmak sureti ile kullanılmaktadır. Beldenin bugün ki yerleşim yeri olarak boş olan alanda ise şimdiki Poyracık İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yerde Rumların sebze bahçesi ve serpiştirilmiş olarak gayrimüslimlerin demirci, fırın gibi esnaf ve zanaatkârların yerleşim yeri olarak kullanılan ve ilk yerleşen Türkmenler tarafından “Poyrazlık” alan olarak adlandırılan, ancak poyrazının pek ehemmiyeti olmadığı belirterek bu nedenle de zaman içerisinde “ Poyrazcık” diye söylenmeye başlandığı daha sonra beldenin Poyracık olarak günümüze taşındığı bilinmektedir. BELDEMİZİN İDARİ YAPILANMASI VE BİLİNEN İDARECİLERİ Yaşadığımız beldenin tarihsel gelişiminin antik çağlarda yazılı tarihi belgelere dayanmaktadır. İlk yazılı tarih kaynaklarına göre 1926 yılına kadar Poracık Bergama’nın Nahiyesi olarak idari yapılanmadaki yerini muhafaza etmiş olup, bu dönemler içerisinde belediye yönetimi bulunmakla birlikte o döneme ait Belediye Encümen ve Meclis kayıtları bulunmadığı için belgeye dayalı bilgilerin bulunmamasına rağmen yaşlı kimselerin şifai ifadelerine dayanarak kasabamızda belediye yönetiminin bulunduğunu ifade edebiliriz. Bu belirsiz dönem 1927 yılına kadar devam etmektedir. 1927 yılında Kınık Kurtuluş Savaşı sırasında Rum halkın bölgeyi boşaltmasından sonra yerleşim yeri olarak elverişli hale gelmiştir. Bu yıllarda Balkanlardan ve Kafkaslardan göç eden göçmen nüfusunun gelmesi sonucunda nahiye merkezinin Kınık’a kaldırılması sonucunda idari yapılanmada Beldemiz tekrar köy konumuna düşmüştür. Bu durum Cumhuriyet Dönemi’nde 1580 sayılı Belediyeler Yasasının çıkmasından sonra 1937 yılında tekrar Belediye ile idare olunan kasaba şekline dönüşmüş ve 2000’li yıllarda Belediye ile idare olunan kasaba konumunu devam ettirmektedir. 1927-1937 yılları arasında köy konumunda idari yapılanmanın öncesinde Beldemizi idare eden şahıs ve kurumlar hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak cumhuriyetin ilk yıllarında çıkarılan 1580 Sayılı Belediyeler Yasasına dayanarak tekrar belediye konumuna geldikten sonra tek partili dönem olan 1923-1950 yılları arasında Poyracık Belediyemizin ilk yıllarında Yukarı mahallede ve Aşağı mahallede yaşayanlar ayrı ayrı belediye meclis üyelerini belirleyip bu üyeler arasından seçilen meclis üyeleri kendi aralarından Belediye Başkanını seçimini gerçekleştiriyorlardı. 1950 yılından sonra çok partili dönemde Belediye Başkanı seçimleri yine Belediye Meclis üyeleri arasından Belediye Başkanları seçilmekteydi. Ancak 1957 yılında yapılan yerel yönetimler seçimlerinde Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis üyelerinin seçimleri o tarihten başlayarak günümüze kadar birleşik oy pusulasında fakat ayrı seçilmeleri yöntemi günümüze kadar devam etmektedir. Bu bilgiler ışığı altında belediyemizde görev yapan Belediye Başkanlarının hizmet ettikleri yılları belediyelerimizin Meclis ve Encümen kayıtlardan yararlanılarak tespit edilebilmiştir. Bu kitapçığın hazırlanmasını fırsat bilerek kendilerini minnetle ve şükranla anıyor hayatta olanlara uzun ömürler, ahrete intikal edenlere de rahmet diliyorum. Bu bilgi ve belgelere dayanarak beldemizde görev yapan belediye başkanları: 1937-1946 Seçim ile Belediye Başkanı Ahmet Cevdet KAPANCI 1946-1951 Seçim ile Belediye Başkanı Mehmet ÖZÇAM 1951-1960 Seçim ile Belediye Başkanı Nuri Osman MESÇİ 1690-1692 Atama ile Belediye Başkanı Sıtkı ÇEVİRAL 1962-1966 Seçim ile Belediye Başkanı Hikmet Şinasi CANER 1966-1970 Seçim ile Belediye Başkanı İbrahim EZİCİ 1970-1980 Seçim ile Belediye Başkanı Yaşar ÖZDOĞAN 1980-1984 Atama ile Belediye Başkanı Kaymakam Ali YILMAZ 1984-1989 Seçim ile Belediye Başkanı Mustafa KOCABAŞ 1989-1994 Seçim ile Belediye Başkanı Mustafa TOSUN 1994-1999 Seçim ile Belediye Başkanı Ahmet ÇETİNKAYA 1999-…… Seçim ile Belediye Başkanı Doç. Dr. Ahsen ÖZÇAM ÜLKE İÇİNDEKİ YERİ VE KONUMU Yaklaşık iki kilometre mesafede bulunan Kınık ilçemiz ile aynı değerleri taşıdığı için coğrafi değerler açısından aynı değerler beldemiz içinde kullanılmıştır. Poyracık beldesinin coğrafi konumu Ege bölgesinin kuzeyinde, Marmara ile geçiş konumunda olan beldemiz 39 derece 2 dakika kuzey enlemi ve 27 derece 52 dakika doğu meridyeni arasında yer alır. 17,6 kilometrekare alana sahip olan Beldemiz karayolu bağlantısı olarak Kınık’a 3 km. Bergama’ya 13km. İzmir’e 125 km uzaklıkta olup, Soma-Kınık-Bergama-İzmir karayolunun ortasında yer almaktadır. Beldemizin kuzeyinde Marda dağları, güneyinde Yunt dağları arasında oluşan Bakırçay grabeni aynı zamanda dünyanın sayılı zenginliğine sahip ovasını oluşturmuştur. Manisa- Kırkağaç’tan başlayıp Dikili-Çandarlı körfezine kadar devam eden bakırçay ovasının en geniş alanın beldemizde yer almakta olup, Soma ve Bergama’da dalan bakırçay ovası bu bölgede 15km’lik genişliğe ulaşır. Batısında Yayakent ve Dündarlı, doğusunda Kınık, kuzeybatısında Dağıstan, kuzeyinde Ayaskent, güneyinde Köseler ve Kodukburnu köyleri yer alır. FİZİKİ VE BEŞERİ ÖZELLİKLER Poyracık üçüncü zamandaki jeolojik oluşum sırasında Bakırçay Grabeni diye tanımlanan ovanın içerisinde yer aldığı için yükseltisi fazla değildir. Bu ovada denizden yükseklik genel olarak 100 metreyi geçmez, yer yer 40 metreye kadar da iner. Bunun yanında dağlık kesimlerde ise 500 metreyi bulmaktadır. Kınık bölgesi olarak Ege kıyılarında Güney-Kuzey aksında hâkim olan Horst-Graben yapısına bağlı olarak çökmüş daha sonra Bakırçay’ın getirdiği çökeltilerle dolmuş bir alüvyon ovadır. Ancak ovadaki grabenin oluşturduğu küçük çaplı çökeltilerin meydana getirdiği ve derelerin ayırdığı kısımlar olan: Köy çayırı, Kırcalar, Alanlar, Köprübaşı, Keremenli, Çeşmeönü, Tüfekçi kuyusu, Yılanlı köprü, Kovaarası, Dere, Karayerler, Göl yerleri, Orman, İğdeliler, Kaşaklar, Hanay yeri, Kapaklı kuyu gibi irili ufaklı ova parçacıkları bulunmaktadır. Yörenin en belirgin yükseklikleri Yunt Dağları olup, Karadağ ve Sultan Dağları silsilesi arasında yer almaktadır. Bölgemizdeki akarsuların bazıları ise Yunt dağı doruklarından katılan Karadere ile Yaya Köy Deresi, ovanın kuzeyinden doğan İlya Deresi ile ovanın ortasından geçen Bakırçay (Kara Kanal) yörenin en önemli akarsularını oluşturmaktadır. İKLİM TOPRAK YAPISI VE BİTKİ ÖRTÜSÜ Yörede Akdeniz iklim tipi egemen olup, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağmur yağışlıdır. Kar yağışı ilçe düzleminde ender olup yükselti artıkça etkili olur. Ovaya yağan kar kalıcı olmayıp ancak birkaç gün kalabilir. Dağlık kesimlerde ise karlı gün birkaç gün devam ettiği gözlenmektedir. Yağışlı gün sayısı yıllık ortalama 70 gün, yıllık yağış ortalama metrekareye 712,1mm yağış düşmektedir. Uzun yıllar içinde izlenen sıcaklıklara göre ortalama sıcaklık 16C’dir. Kınık’ta şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek sıcaklık 42,3 C’dir(ağustos 1999), en düşük sıcaklık -11,4 C (Ocak 1968) dir. Ege-Akdeniz Fito-Coğrafya bölgesine dâhil olan Kınık ve yöresinde yazları kıyıdan esen rüzgârın etkisi ile bağıl nem kışa oranla daha yüksektir. Bulutluluk nispetinin az olmasından dolayı uzun bir güneşlenme süresi sahip olduğu için bu duruma bağlı olarak yılın ancak 3-4 ayı kurak geçmektedir. Bu iklim şartlarına bağlı olarak bölgede Kırmızı Akdeniz (Terra-Rossa) ve Kahverengi Orman Toprakları yaygın olarak bulunmaktadır. Bölgede bulunan doğal vejetasyon (bitki toplulukları) her zaman yeşil, sert yapraklı, parlak, ışık isteği fazla derine giren kuraklığa dayanıklı kök yapısına sahip çalı ve ağaç topluluklarından ibarettir. Bu nedenle bölgede bodur çalıları frigana veya garig, çalıları, maki vejetasyonu, ağaçları ise meşe ile iğne yapraklı olan kızıl ve fıstık çam ile servi gibi orman ağaçları sıklıkla rastlanan bitki örtüsünü temsil eder. Ancak ağaç formasyonunu yoğun tahrip yüzünden gerçek anlamda orman topluluğu halinde görmek pek mümkün değildir. Çok önceki ana orman topluluğunun esas unsuru olan kızılçamın tahrip edildiği yerlerde çalı formasyonu gelişmiş çalıların tahribi ile de daha bodur olan frigana vejetasyonu hâkim olmuştu. Ancak son yıllarda Orman Bakanlığı Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü tarafından çalı formasyonu görülen alanlar ağaçlandırılarak tekrar çam ormanı şekline dönüştürülmüş olup 20-25 yıl sonra bölgemiz Bolu veya Kozak yöresi gibi ormanlık alana dönüşeceği tahmin edilmektedir.POYRACIK BELDESİNİN NÜFUSU VE NÜFUS HAREKETLERİ 2000 yılı nüfus sayımına göre Beldemizin nüfusu 7054 olup, günümüzde bu rakamın 7500 kişi olduğu tahmin edilmektedir. Poyracık Türkiye’nin bazı yöreleri gibi çok hızlı nüfus hareketlerinin yaşandığı yerlerden birisidir. Çünkü Cumhuriyetin ilk yıllarına göre nüfusun hemen hemen 7 kat artığı görülmektedir. Özellikle 1950-1960 yıllarından sonra artışlar görülmeye başlamış olup özellikle 1950 ile 1958 yılları arasında Yugoslavya, 1980’li yıllardan sonra çevre köylerden ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden gelen yoğun göçlerden dolayı hızlı bir nüfus artışı olmuştur. Poyracık Beldesinin nüfusunu kır ve kent nüfusu olarak ayıracak olursak, kırsal nüfusunun Cumhuriyetin ilk yıllarından beri her zaman kentsel nüfusunda daha fazla olduğunu izlemek mümkündür. Ancak son 25 yılın rakamlarına baktığımızda kentsel nüfusun artış hızı her zaman daha fazla olmuş ve aradaki farkın zaman içerisinde kapandığı görülmektedir.YERLEŞİM YERİNİN GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ Poyracık Beldesinin bütünündeki yerleşime baktığımızda açıkça görülüyor ki alanlarının tamamına yakın kısmı ovanın güneyinde yer alır. Buradaki yerleşim birimleri bayır tabir edilen çok yüksek olmayan tepelerin yamaç ve eteklerinde toplanmıştır. Beldemiz 1960 yıllara kadar Yukarı ve Aşağı mahalleden oluşmuş halde iken 1970’li yıllarda Fatih Mahallesi, 1990’lı yıllarda Köşkdüzü Mahallesi, 2006 yılında ise Gazi Osman Paşa Mahallesinin kurulmasıyla Beldemizde halen beş mahalle bulunmaktadır. Bu mahallelerden özellikle yeni kurulan Fatih ve Köşkdüzü Mahallelerindeki modern yerleşim birimi sayısının diğer mahallelere oranı daha fazladır. Bu durum 1960’lı yıllarda uygulamaya konulan İmar Planı ile birlikte bahsi geçen mahallelerde gerçekleşen bu yapılaşma daha da hızlanmıştır.DÜNDEN BUGÜNE POYRACIK’TA ŞEHİRLEŞME DEĞİŞİMLERİ
Poyracık Beldemizde Cumhuriyet döneminden sonra esaslı değişimler gözlenmiştir. Şehirleşme açısından gerçekleşen bu değişimler özellikle 1960’lı yıllarda aydınlatma amaçlı elektrifikasyon çalışmalarının başlaması için gereksinim duyulan imar planlarının hazırlanması çalışmalarından sonra gözle görülür şekilde ortaya çıkmıştır. Şehrimizin imara yönelik çalışmaları daha sonra 1970’li ve 1990’lı yıllarda yenilenmiş ve en son imar değişikleri Beldemizde 1997 yılında uygulamaya konulan kentsel ve arkeolojik sit alanlarının kaldırılmasını müteakip 1999 yılında gerçekleşen Marmara Bölgesi depreminden sonra uygulanan deprem yönetmeliği çerçevesinde İmar Planlarımız son halini almıştır. İmar planları çerçevesinde beldemizde gözlenen şehirleşme çalışmalarını beş ana başlık halinde toplayabiliriz: a-Yol düzenleme çalışmaları b-Meydan ve park düzenleme çalışmaları c-Konut ve işyeri yapılması çalışmaları d-Tarihi yerlerin restorasyonu ve gasil hane ile mescit yapımı e-Kanalizasyon ve Fosseptik arıtma çalışmaları A-YOL DÜZENLEMES ÇALIŞMALARI
1937 yılında belediye olduğu günden ve daha öncesinde şehrin yol düzenleme çalışmaları dikkate alındığında 1970’li yıllara kadar anayollarda Yayakent deresi ve Karadereden temin edilen çay taşlarından imal edilen döşeme tabir edilen yol ile Arnavut kaldırımı denilen kaldırım şeklinde imalatlarla anayol düzenlemeleri yapılmaktaydı. Tali ve düzensiz ova yolları ise Soşe diye nitelendirilen stabilize yollar şeklindeydi. Ancak 1970’li yıllardan sonra şehrin ana meydanlarında ve ana arterlerinde Kozak’tan temin edilen bazalt taşlar veya başka ilçelerden temin edilen beton parke taşları ile yol çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 2000’li yıllarda belediyemize kazandırılan Beton Parke ve Beton Büz Makinesi sayesinde beldemizin en kenar mahallelerine kadar yol ve kaldırım düzenlemeleri gerçekleştirilerek 2003 yılı itibari ile muhtelif mahalleler olmak üzere yaklaşık 75000 metrekare parke taş döşenmiştir. Yine bu yıllar içerisinde belde içerisinde ve ova yolu bağlantısını sağlamak üzere 125000 metrekare asfalt yol ile 18700 metrekare beton kaplama yol yapımı gerçekleştirilmiştir. Beldemizde yapımı sağlanan yol veya kaldırım çalışmalarından bazıları şu şekilde özetlenebilir. B-MEYDAN VE PARK DÜZENLEME ÇALIŞMALARI Beldemizin ilk kuruluş yıllarında şimdiki eski belediye caddesi ile park caddesi arasındaki Rumların sebze bahçesi olarak kullandıkları yaklaşık 10 dekarlık alan 1930’lu yıllarda belediye parkı ve belediye hizmet binası ve ilköğretim okulu birlikte tesis edilmiştir. Daha sonra 1960’lı yıllarda belediye hizmet binası ve tören alanı şimdiki belediyenin bulunduğu yerde kurulmuştur. 2000 yılında yeni Atatürk Meydanı düzenlenip modern bir belediye binası tören alanı ve park düzenlenmesi ile güzel bir görünüm kazandırılmıştır. Ayrıca beldemizin köşkdüzü mahallesinde, yukarı mahallede ve iğdecik mahallesinde çocuk oyun alanları ve dinlenme parkları yapılmıştır. C-İŞ YERİ VE SOSYAL KONUT İNŞAAT ÇALIŞMALARI Beldemizde özel sektör inşaat sektörü olmadığı ve gelişmediği için beldemizde bulunan merkezi yerlerdeki belediyemize ait arsalar üzerinde iş yeri ve sosyal konut yapılması görevi geçmişte olduğu gibi günümüzde de belediyemiz öncülüğünde gerçekleştirilmektedir. 2000’li yıllarda sanayi sitesinde 8 adet, park caddesinde 10 adet, evren caddesinde 2 adet iş yeri ile park ve Bergama caddesinde 30 adet sosyal konut inşaatı tamamlanmış ve halkımızın kullanımına arz edilmiştir. D-TARİHİ ESERLERİN RESTORASYONU VE MESCİT YAPILMASI Beldemiz 21.yüzyılı karşılarken şehirleşme gelişimi yanında geçmişimizin mirasa olan ve Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıt devrinde yapıldığı bilinen Yıldırım Beyazıt Camii gibi eserlerin bakım ve onarımı yapılmak sureti ile günümüzde ibadete açık tutulması için Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Poyracık Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen protokol gereği restorasyon çalışmaları 2004 yılında tamamlanarak halen ibadet edilebilir konumda muhafaza edilebilmektedir. Bununla birlikte beldemizde 1800’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen ve uzun yıllar belediye binası, tarım kredi kooperatif binası ve halk eğitim müdürlüğü beceri kurs binası olarak hizmet veren eski yapı restore edilerek beldemizde bulunan yoksul kimselerin ikamet edip sosyal sağlık ihtiyaçlarını giderebileceği aşevi ve yaşlıların barınma evi olarak hizmete alınmıştır. Kabristanlığımızın bitişiğinde gasil hane ve mescit düzenleme çalışmaları 2001 yılında tamamlanmıştır. Yine beldemizin en kenar semtlerini oluşturan Gazi Osman Paşa Mahallesinde Yaşayanların ibadetlerini gerçekleştirilmesi amacı ile bahse gecen yerleşim yerine halkın katılımı ile mescit inşası tamamlanıp 2004 yılında ibadete açılmıştır. E-KANALİZASYON ÇALIŞMALARI Belediyemizin 1970’li yıllardan sonra yerleşime açılan köşkdüzü mahallesinin yol ve kanalizasyon çalışmaları 2000’li yıllara kadar yapılmadığı için kanalizasyon ihtiyacı fosseptik çukurları uygulaması şeklinde giderilmekteydi. Ancak 2003 yılında Belediyemize kazandırılan Beton Parke ve Beton Büz Makinesi sayesinde bu mahallenin gereksinimi 8170 m. uzunluğundaki kanalizasyon büzleri döşenmek sureti ile bu mahallenin kanalizasyonu Çınarlı Dereye dökülmesi sağlanmıştır. Ayrıca tüm Beldenin kanalizasyon bağlantı uçları D.S.İ. 2. Bölge Müdürlüğü tarafından açılan drenaj kanalların boşaltılıp kanalizasyon atıkları ile beslenip gelişen kamış ve saz diye tabir edilen bitkiler tarafından temizlenmesi çalışmaları başlatılmış olup kalan bakiye kalıntılar ise aşağı mahalle Köprü Başı mevkiine kurulması planlanan arıtma tesisi ile bu zaruri ihtiyacın giderilmesine çalışılmıştır.BELDEMİZİN TARIMSAL DURUMU VE ÜRETİM ÇEŞİTLERİ Poyracık Beldesinin ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalı olup, nüfusunun %90’ını kırsalda yaşayan halk oluşturmakta ve ekonomik uğraşları Tarım Havyacılık ve Ormancılıkta yoğunlaşmaktadır. Topraklarımızın tarım arazisi 63,315 dekar olup bunun 40,200 dekarı (%64,5)’i tarla, 1,520 dekarı (%2,5)’i bağ ve bahçe arazisi ve 17,840 dekarı da (%28,6)’ı zeytinlik, geriye kalan 2,755 dekar (%4,4)’ü mera olarak kullanılmaktadır. Orman varlığı açısından Kınık ilçesinde orman arazisi bakımından orman hinterlandı içinde ikinci sıradadır. Toplam tarım arazisinin büyük bir çoğunluğu sulamaya elverişli olup çok az bir kısmında kuru tarım yapılmaktaydı ancak 1999 yılında Bakırçay Sulama Birliğinin
faaliyete geçmesinden sonra sulanamayan dolayısı ile kuru tarım yapılan alanlar önemsiz mertebelere inmiştir. Ancak sulamanın %30’u Soma Sevişler Barajından D.S.İ Genel Müdürlüğünün açtırdığı beton kanalın Bakırçay sol sahilindeki Tahliye kanallarından cazibe yöntemi ile sulanabilmekte diğer yerlerde ise derin kuyulardan veya adi keson kuyulardan motopomplar yardımı ile sulu tarım yapılabilmektedir. Beldemizin en önemli tarımsal sorunlarından birisini kapalı sistem boru sulama sisteminin devreye alınması oluşturmaktadır. Beldemizin tarım topraklarının tamamen bu tarımsal amaçla kullanılması nedeni ile tarıma elverişli olup da boşta arazi bulunmamasıdır. Beldemizde, narenciye hariç her türlü sebze ve meyve yetişmek de ise de zeytin ağırlık olmak üzere meyvelerden antepfıstığı, nar, erik, iğde, dut ve şeftali tarla ürünlerinden domates, pamuk, mısır, tütün, hububat, karpuz, kavun ve şeker pancarı gibi tarımsal ürünler olarak sıralanabilir. Son yıllarda tarıma dayalı fabrikaların beldemizde kurulması ve arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri çalışmaları sayesinde ürün çeşitlemesi oluşmuş tarım arazilerinden azami istifade imkânı doğmuştur. Beldemizin köy çayırı mevkiinde termal kaynaklara sahip olduğunu Maden Tetkik ve Araştırma Genel Müdürlüğünün araştırmaları sonucunda saptanmıştır. Termal oluşumunu Yunt Dağı volkanikleri Akifer ( su veren kayaç) niteliğinde olup zamanla yağış sularının yer altına süzülüp akiferde ısındıktan sonra çeşitli elementleri yapısına birleştirdikten sonra kırık ve çatlaklardan yüzeye gerek artezyenlerle gerekse kuyularla yükselmektedir. Bölgede bulunan sondaj ve artezyen kuyularında 32 ile 43 derece santigrat arasında sıcak su bulunmaktadır. Elde olunan bu sıcaklıklardaki termal su seracılık şartlarına oldukça müsait olmasına rağmen sebze seracılığı beldemizde henüz yok denilecek kadar yeni ve küçük ölçeklidir. Önümüzdeki yıllarda Merkezi Yönetimden sağlanacak katkılar yardımıyla Termal Isıtma, Termal Tesisler ve Seracılık sektörünün geliştirilmesi beldemizin gelişip kalkınması için önem arz etmektedir. POYRACIK BELDESİNDEKİ HAYVANCILIK DURUMU VE GELİŞİMİ Beldemizin ovalarında tarım ve tarıma dayalı faaliyetler ağırlıklı iken dağ köylerinden göç eden kesimlerinde hayvancılık önemli bir geçim kaynağını teşkil etmektedir. Beldemizde hayvancılık genellikle 1-5 arası hayvan varlığına sahip aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. Ancak yerli hayvan ırkının hâkim olması nedeni ile halen uygulanan hayvancılıktan istenilen üretim seviyesi elde edilememektedir. Bu sorun kültür ırkı hayvancılığın yaygınlaştırılabilmesi suni tohumlama çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Ülkemiz hayvancılığına destek amacı ile uygulanan kredili ithal hayvan dağıtma projesi beldemizde pek fazla rağbet görmemiş olmasına karşılık hayvancılığı geliştirme projesi kapsamında yaz kış suni tohumlama çalışmaları sürdürülmektedir. Bir diğer yandan kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve arıcılık konularında yeterli sayılmasa da önemli sayılabilecek gelişmeler yaşanmaktadır. POYRACIK BELDESİNİN SANAYİ DURUMU VE GELİŞİMİ Beldemizde Taş ve Toprağa dayalı sanayi, Tarıma Dayalı Sanayi olmak üzere iki tip sanayi konusunda faaliyet gösteren işletmeler mevcut olup Beldemizin imar alanı içerisinde kurulu bulunan işletmelerden taş ve toprağa dayalı sanayi kapsamında oldukça büyük kapasiteli Öztüre Holding bünyesinde yer alan Öztüre Kireççilik A.Ş. ülkemizin en modern tesislerinden biri olup 2002 yılı itibari ile 165,125 ton Demir Çelik Sanayinde kullanılan sanayi kireci, 21,081 ton inşaat ve boya sektöründe kullanılan kireç taşı üretilmekte ve mamullerin satışından Türkiye genelinde (7,266 trilyon TL) ülke ekonomisine katkı sağlamıştır. İşletmede 70 kişi çalışmakta olup Öztüre Holding bünyesindeki Taş ve Toprağa dayalı Sanayi işletmelerin bölge ekonomisine katkısı 25 milyon U.S. dolar civarında gerçekleşmektedir. Yine beldemizde taş ve toprağa dayalı sanayi işletmelerinden Çimentaş Holding bünyesinde yer alan Bakırçay Çimento işletmesi Çimento Paketleme ve Klinker üretim tesisi olarak faaliyet göstermekte olmasına karşılık son yıllarda ülke ekonomisinde görülen dar boğaz nedeni ile işletme faaliyetini geçici olarak durdurmuştur. Genellikle tarıma dayalı olan sanayi tesisi olarak beldemizde günlük 1000 ton kapasiteli, modern teknolojiye sahip, ihracata yönelik çalışan 2 adet salça fabrikası, 3250 ton günlük kapasite ile 2 çırçır fabrikası, yıllık 90 ton kapasite ile 1 adet zeytinyağı işletmesi, ayrıca yıllık 200 ton kapasiteli 1adet Tekel Yaprak Tütün Deposu bulunmaktadır. Beldede bulunan Özgür-San Akü Sanayi Şirketinde 2002 yılı itibari ile 10000 adet akü imar edilmektedir. Şirket halen iç piyasaya çalışmaktadır. İleriki dönemlerde dış piyasada mal verecektir. İşletmelerde 10 işçi istihdam edilmekte olup, bu iş kolunun bölgeye katkısı 150 milyar TL civarındadır. Beldemizde bulunan Esnaf Kefalet Kooperatifi’nin 709 adet kayıtlı üyesi olup tümü faal ortak olarak ortaklıklarını devam ettirmektedir. Yine beldemizde bulunan Tarım Kredi Kooperatifine kayıtlı üye sayısı 836 adet olup bunların da 703 tanesi faal olarak ortaklıklarını devam ettirmektedir. Ayrıca Tariş Pamuk Tarım Satış Kooperatifine de üye sayısı ise 350 adet olup bunların da 703 tanesi faal olarak ortaklıklarını devam ettirmektedir. POYRACIK BELDESİNİN TURİZM DURUMU VE GELİŞİMİ Beldemizin sınırları içinde asırlar öncesine dayanan GAMBRION antik kenti bulunmasına rağmen günümüzde bu medeniyet kalıntılarını sergilemeye elverişli müze, ören yeri veya kültür merkezi bulunmaması nedeni ile turizm hareketi de yoktur. Ancak Bergama’nın oldukça yakınında bulunması ve eski uygarlıkların buralarda yerleştiği gerçeğinden hareketle arkeolojik araştırmaların beldemizde yeterince yapılmadığını ifade edebiliriz. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Gambrion antik kentine ait Akropol Tapınağı ve çevresindeki harabelerin turizm amacı ile değerlendirilmesi için çalışmalar yeterli potansiyelde olmadığı için başlanamamış, kalıntılarının toprak yüzüne çıkarılması için arkeolojik kazılara ihtiyaç bulunmaktadır. Çeşitli alternatif etkenliklerle ve ürünlerle turizm gelirini yükselten bir yerleşim yeri haline getirebilmemiz için bu amaca yönelik turizm ve termal tesislerin açılması, girişimcilerin desteklenmesi ve yönlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle köy çayırı mevkiinde bulunan termal varlıklar Yunt Dağı volkanikleri, Akifer Kayaçları niteliğinde olup zamanla yağış suların altına süzülüp akiferde ısındıktan sonra çeşitli elementleri yapısına birleştirdikten sonra kırık ve çatlaklardan yüzeye gerek artezyenlerle kuyuların 32 ila 43 derece santigrat arasında sıcak su bulunmaktadır. Değerlendirilerek Termal Kaplıca türünde turizme yönelik tesislerin açılması ve yöresel ürünlerin tanıtıp pazarlanması için girişimcilerin bilgilendirilerek yönlendirilmesi ve desteklenmesi yararlı olacaktır.